27 Ocak 2010 Çarşamba
koyulanposta#5
kendi adıyla albüm çıkaran grup, müzisyen, oluşum, güruh vb. komünlere birkaç lafım olacak. tamam haklısınız internet üzerinden indiriyorum albümlerinizi, hatta o kadar emek harcıyorsunuz falan üzerinde ancak bu beni ilgilendirmiyor, artık o kadar alıştım ki müzik market görünce garipsemeye başlar oldum. neyse sorun korsan veya paylaşım olayı değil ve bu konu hakkında fikrimi kendime saklıyorum gerek yok açıklamaya yapmaya. olay şu ki; kendi adın “kasa no hone” ise gidip albümünün ismini de “kasa no hone” koyman, hadi bu bir nebze cümle diyelim ya da şu örnek oluşumun adı “i will never love again” sen gidip albümün adını da “i will never love again” koyarsan bi yere kadar sana posta koyabilirim ama grubunun adı “kwk” ise sen gider de albümünün adını “kwk” koyarsan işte orada sana ben postayı koyarım. nedeni sadece mp3 leri düzenlerken grubun klasörünün içine albümün klasörünü attığımda aynı isimle gözükmesi pek göz zevkime hitap etmemesi. evet, tam olarak kıytırık sebebim bu. her boka da sanatsal, toplumsal, xsal ysal bakamam değil mi ama. isim bulamadıysanız gidin takvimlerin arkasında hala günün kız ve erkek çocuğu ismi yazıyor, gidin oradan makbule ve süleyman gibi bir şeyler bulun ve bunu albümünüzün ismi yapın. hem anlamlı da olur. röportajlarınızda bunun da böyle bir hikayesi var diye anlatır hikayenizin olmama dezavantajından da kurtulmuş olursunuz. küfür etmicem yok.
25 Ocak 2010 Pazartesi
koyulanposta#4
bir önceki postadan özet geçerek devam edersem, diziden uzun süren özet kafasına giricem, ki pek çok kere bu dizilere küfür edilip uzaya bırakılmıştır. ben etmişim ya da etmemişim bi şey fark etmez, ha bi fazla ha bi eksik. neyse, rüyalarla alıp veremediğim olduğunu bir önceki postada belirtmiş, hatta bilincimin altına üstüne sokim demiştim. ama gel gör ki bilinç altım bırak bu postadan etkilenmeyi, daha da katmerlenerek, beni daha da dönülmez akşamın ufkundayım moduna sokarak elinden geleni ardına koymadı ama ben ona bir koyucam tam koyucam. bir amacının olduğunu düşünmek istiyorum, bu bir işaret mi? birileri yukarıdan göz mü kırpıyor, kırpık mı lan, sen misin kırpık. sikicem ama haa. şeytanla anlaşma yapıp bir daha rüya görmeme konusunda ruhumu satabilirim. sikmişim ruhumu.
24 Ocak 2010 Pazar
koyulanposta#3
rüyalardan bahsedicem biraz, içeriklerinden değil genel olarak beni çıldırtma potansiyeline ulaşmış sikindirik rüyalar, görmesem daha iyi olurdu, niye durduk yere bilincimin altına süpürdüğüm, unutmaya çalıştığım önceden çok değerli olabilme ihtimali olan ancak şimdilerde bok püsür olarak taglenen imgeleri, simgeleri, ikonları, masaüstü arkaplanlarını, windows seslerini, birbirinden harika 100 adet jenifır lopez kıçının ön planda olduğu volpeypırlar olan bu görsel ve işitsel öğeler süpürüldükleri yerde durmaz da her şeyi mahveder dediğim. oldukları yerde ikamet etmeye devam etseler, karşılıklı birbirimizi kırmasak, ana bacı dümdüz gitmesem sabahları, her uyku sonrası, ne güzel olurdu değil mi her şey? ama gel gör ki bilinç altı denilen zat-ı muhterem illa ki bi ibnelik yapacak ve bilinçaltı olmasına rağmen altta kalmayacak. tez zamanda bilinçaltını aldırmak lazım. beynimizi bir bilgisayar gibi düşünmemizi söyleyen bilim adamı olmuşsun ama adam olamamışsın insanları acaba bilgisayarın icat edilmesinden önce insan beynini neye benzetiyorlardı hesap makinesine mi? hesap makinesi de bir bilgisayar değil midir dediğinizi duyar gibiyim. bunun konuyla alakası yok, çok alakasızım. neyse, bilinçaltının değeri bu günlerde çok arttı altına yatırım yapmak lazım. he bu arada unutmadan bilinç altıma sokim.
23 Ocak 2010 Cumartesi
koyulanposta#2
koyduğum birinci postada akrabalara şöyle yüzeysel bir kaç kelam etmiştim ama bu beni kesmedi. direkt olarak küfürlere mi geçsem yoksa biraz olsun sanatsal kaygıyla mı okkalı laflar hazırlayıp uzaya mı bıraksam bilemedim.
akraba denilen şeyin akbabayla benzer yanlarını bir çok insan benden önce fark etmiş olup internette bir yerlere not düşmüştür. ben de bu cümleyi kurarak bir nevi not düşmüş oldum. neyse, akrabaların birlikte hareket etme, roma zamanı bir savaşta birbirinin arkasını kollama, eski yunan filozoflarının karşılıklı konuşmalarında mantığa değer verme, yer yer eski yeşilçam filmlerini izlerken grup şeklinde göz yaşı dökme, birbirine “al canım mendil, sil burnunu, gözünün yaşını, kıyamam” cümlesini kurarak duygusal bağlamda da destek olma gibi görevleri yaratılış süreçlerinde dna'’larına serpiştirilmiş gibi düşünülür ancak akraba bildiğin, domuzların kendi yuvalarına sıçmaları sonra o sıçmaları eylemi sonucunda ortaya çıkan bok diye tanımlanan kokan, genellikle kahverengi-nde olan maddesel yapıyı yemeleridir. akraba içinde sıç ama dışarıya sıçratma, ancak akraba içinde sıçıldığı için zaten herkes birbirinin ağzına sıçmakta ancak dış kapının mandalları bu sıçma eyleminden etkilenmemelidir amacı güdülerek aslında akrabaların birbirine ne kadar değer verdikleri belli olmaktadır. tespit insanı olmaktan tiksindiğim bir şey varsa o da tespit insanı olmadığımı dillendirmemdir. neyse, akraba amdır, göttür, siktir. bunu okuyan akrabalarım var ise üzülmesinler nasıl olsa bayramlar seyranlar barışmak içindir, o gün cennetin kapıları tamamen açıktır, hazır açıkken bir kaçınız ölünde direkt cennete ohh mis.
akraba denilen şeyin akbabayla benzer yanlarını bir çok insan benden önce fark etmiş olup internette bir yerlere not düşmüştür. ben de bu cümleyi kurarak bir nevi not düşmüş oldum. neyse, akrabaların birlikte hareket etme, roma zamanı bir savaşta birbirinin arkasını kollama, eski yunan filozoflarının karşılıklı konuşmalarında mantığa değer verme, yer yer eski yeşilçam filmlerini izlerken grup şeklinde göz yaşı dökme, birbirine “al canım mendil, sil burnunu, gözünün yaşını, kıyamam” cümlesini kurarak duygusal bağlamda da destek olma gibi görevleri yaratılış süreçlerinde dna'’larına serpiştirilmiş gibi düşünülür ancak akraba bildiğin, domuzların kendi yuvalarına sıçmaları sonra o sıçmaları eylemi sonucunda ortaya çıkan bok diye tanımlanan kokan, genellikle kahverengi-nde olan maddesel yapıyı yemeleridir. akraba içinde sıç ama dışarıya sıçratma, ancak akraba içinde sıçıldığı için zaten herkes birbirinin ağzına sıçmakta ancak dış kapının mandalları bu sıçma eyleminden etkilenmemelidir amacı güdülerek aslında akrabaların birbirine ne kadar değer verdikleri belli olmaktadır. tespit insanı olmaktan tiksindiğim bir şey varsa o da tespit insanı olmadığımı dillendirmemdir. neyse, akraba amdır, göttür, siktir. bunu okuyan akrabalarım var ise üzülmesinler nasıl olsa bayramlar seyranlar barışmak içindir, o gün cennetin kapıları tamamen açıktır, hazır açıkken bir kaçınız ölünde direkt cennete ohh mis.
koyulanposta#1
akrabalık denilen kan bağı, sik bağı, bok bağına insanların topluluk halinde yaşamasından beri birçok içinde isyan, küfür, tiksinme barındıran süper insanlar tarafından defalarca küfür edilmiş olup bunlara bir yenisi neden eklenmesin benim onlardan ne farkım var kıskançlığı ben de çomak sokayım, ben de sikeyim akraba kurumunu, değerlerini demek benim de hakkım o zaman bu hakkı kullanmalıyım diye düşünüyorum, hala düşünüyorum bunu bir iki saniyelik bir düşünce değil bu daha çok bir hayat süreci içerisinde akrabalardan bi sik olmaz tecrübeleriyle doldur boşalt tekniğiyle artık burama kadar geldi lan it isyanının dışavurumu. birisine vurucam ama kime bilmiyorum şimdilik. klasik başımdan bu şu o geçti aslında ben çok iyi bir insanım ama akrabalar sik gibi demek değil bu. ki bunu diyerek söylenebilecek lafların gelebileceği bazı yolları tıkamış oldum farkındayım ama kusura bakmayın bu hiç sikimde değil. akraba: başka akrabalarla birlikteyken diğer akrabalarını çekiştiren küçük insan toplulukları. ben de birilerinin akrabasıyım, birileri de benim akrabam, böyle akraba akraba yaşıyoruz. şu an yaptığım dolaylı da olsa onlara da laf sokmak. nasıl olsa bayramlar da barışılıyor, sonra yine birbirine giriliyor, şimdi ben onlara giriyorum, akraba müessesesinin ta mına koyim, değerlerinin de. nasıl olsa bayramda barışacağız ne söylesem kardır. kar da çok güzel yağıyor. oh mis.
her şeyin başlangıcı olan posta#0
merhaba! ünlemli bir giriş oldu ama yapabileceğim başka bir şey yok, bununla idare edeceksiniz. kime mi sesleniyorum benim de bir sesim olmalı kaygısıyla küfürlerimi, kıçımı yırtmamı, tiksinmemi, nefretimi, her mına koduklarım sevgi kelime grubuyla biten cümlelerimi uzay boşluğuna bırakmak amacım. ihtiyacı olan insanlar da bunları üstlerine alarak bir kışı daha giyinme sorunu olmadan geçirebilecekler. ben posta koyan postacıyım nefret ve tiksinme eşliğinde ağzımdan çıkan küfürleri uzaya bırakıyorum. uzaylıların mına koyim, gelemediler bi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)