11 Şubat 2010 Perşembe

koyulanposta#7

bu koyulanpostayı bana kalbi gibi temiz, beyaz bir sayfa açan kendime koyuyorum. ilkokul(artık ilköğretim diyorlar hiç çekici değil.) 1.sınıftan itibaren yer yer lise sona kadar yazılan hatıra defterlerinde sıkça kullanılan bu cümle, hayatın ne kadar da salak, mal, gerizekalı orospu olduğunu taa o zamanlar bilmemiz gerektiğini bizlere mors alfabesine benzer bir yolla uyarmış, şimdi şimdi anlıyorum. ben de yazmıştım, yer yer lise sonda dememin nedeni benim de bu olayı eyleme dökmemin lise sona denk gelmesi zamanlama hatası.çok da sikimde olmayan bir itirafta bulunmuş oldum. hoşlandığım bir kızın ki hoşlanmadığım kızlar da mevcut, hatta tiksindiğim neyse bu başka bir konu, hey sen anı defterime bir şeyler yazmak ister misin? demesi ve benim o kızdan hoşlanmam, evet ilgi görünce direkt hoşlandım, ne malım lan? millet ilkokulda silgisini isteyen kızdan hoşlanır, ben o evreyi lise sonda hatıra defteri imgesiyle yaşadım. her şeyi ters yaşamışım lan. geriye doğru evriliyorum galiba. hatırlıyorum, spor salonunda o kalbi kadar beyaz sayfayı siyah bir kalemle karartmıştım ehhe. şiir yazmıştım bir de mail adresimi yazmıştım, bana ulaşsın diye. filmin sonunda 1 günlük bir ilişkimiz oldu, gecelik de değildi. taksime gittik, çay bahçesinde liseden kimlerle görüşüyorsun muhabbeti yaptık, cüzdanımı düşürdüm, kola bardağını düşürdüm, paramı cüzdanımdan ayrı düşürdüm, aklımı düşürdüm lan, ee tabi kız da sen daha iyilerine layıksın dedi. ben de safça inandım layığım tabi lan dedim. ben iyiyim bembeyaz bir kalbim var dedim. işte o bembeyaz bir sayfa gibi olan mal kalbimi, yere düşen aklıma koyayım. küçükken (lise son koca adam lan ne küçüğü) hepimiz maldık, malken de hepimiz küçüktük. şimdi de malız o zaman hepimiz aslında çocuğuz diye cümle kuran aklımı fikrimi sikim. okuyorsan beni ara liselim.

koyulanposta#6

bilinçaltımın .mına koyayım. direkt bir giriş yaptım farkındayım. ister istemez böyle oldu ki istemeseydim yapmazdım bunun da farkındayım. ne çok şeyin farkındayım. bir farkındalık modasıdır gidiyor. neyse, bilinçaltıma sık sık posta koyacağım kesin olarak belli oldu bu. kevgire dönecek kendisi. rüyanın ne olduğuna dair bilimsel açıklamalar yapacak kadar bilimsel değilim. biyolojik bir varlığım, kabul, benim de iskelet sistemim, ne bilim beynim falan var. harbi var mı bunlar? bi ara açıp bakmalıyım. neyse, daldan dala atlayan lavuk bir kuş kafasına girdim. uykuluyum, çünkü tahmin edilebileceği gibi bilinçaltı osbiri olan kabus görerek kalktım. sen bazı şeyleri unutmaya çalışırsın ama beyninin herhangi bir lobu, götünün herhangi bir lobundan farksız davranmayarak götlük yapıp, unutman gerekenleri unutmaman için elinden geleni ardına koymaz durumudur kabus. sadece adam kesip, intihar etmek değildir, görmek istemekten korktuğun şeyleri görmendir. yani siktiğimin aklı, beyni artık hangi organımız bu sürecin gerçekleşmesinde etkili oluyorsa o organ, ruh hali falan hangi akla hizmet böyle bir sürece sokar ki kendisini? sonuçta aklın akıllı bir düzen olması gerekmez mi lan sayın yetkili? uyku reset değil miydi lan? ben format istiyorum hem de sadece c: partisyonuna değil, diğer tüm partisyonlara da. ohh miss gibi temiz kurulum olsun şöyle. gözümü bi açayım, çayırda, çimende kafamda papatya, yüreğimde masumiyet şarkıları(o kadar da değil, sikimde değil masumiyet şarkıları falan, sikmişim masumiyeti), ustam ölünce bundan faydalanıp bal sattığımı anlatan. şöyle pozitif kalkıp, kollarımı yukarı kaldırıp “..” desem. boşlukları istediğim gibi doldururum orası da bana kalmış, herkesin bilmesine gerek yok. ama şimdilik bilinçaltımı 32 zenci siksin diyorum. zenci diyorum, 32 diyorum, kolay değil o kadar posta koyarım koydum mu? koydum. afiyet olsun. eline sağlık. allah hacı sofrası yapsın.amin.